15 Ocak 2014 Çarşamba

Kafa Yapısı

   Kupaya Sivasspor galibiyetiyle başladık. Bu tip turnavalarda hesaplar yenilmemek üzere kurulu oluyor hele bizim grubun güç dengesine baktığımızda lig konumu itibariyle hep birbirine yakın takımlar olduğu için yenilmemek altın değerinde bunun üstüne alınan 3 puan keyifli bir haftanın habercisi oldu.


    Maça iyi başlamadık, iyi oynamadık bunlar artık alışılagelmiş cümleler Bursaspor için aynı şekilde "Ama yenilmedik" kalıbı da. Batalla'nın takımdan ayrıldığı günden bu yana keçiboynuzu tadında orta sahayı daha mücadeleci oyunculardan kuran bunun semerisini de maç kaybetmeyerek alan bir Bursaspor var. Daum'un dün bu şablonu değiştirdiğini söyleyebiliriz. Kadro yapısı olarak 4-4-2'ye hiç uygun olmadığımızı düşünsem de pivot santrafor olarak oynayan yeni transfer Fernandao ve yanında boş alanlara hareket eden Sestak 4-4-2 için ideal forvet hattı diyebiliriz ama bu sisteme çalışan kanat ve pas yapan, tempo ayarlayan 2 göbek oyuncusu gerekiyor ki 1 bu tabire uyan orta saha oyuncusuyla maçı aldık, yürüdük.


   Belluschi'yi parmakla gösterdik ama gecenin bir diğer yıldızı da Sestak'tı. Sestak açık ara bu takımın en profesyonel adamı öyle ki 5 yabancıyla gidilen Sivas deplasmanında takımı Bursa'dan izlemesine rağmen küsmeden, kızmadan ne zaman şans verilse bir performans sergiliyor lakin istikrar problemi onu her zaman +1 yabancı olarak gösteriyor birçok kişinin gözünde. Dün akşamda gitti dediğimiz maçı bir koşusuyla geri getirdi. Hazırlık maçından sonra bu maçta da Ozan Tufan görev yaptı. Maç başında 1-2 "Nerdeyim ben?" dedi belki ama ilk yarı Utaka'ya karşı ikinci yarı Şeyşu'ya karşı dik duruşu, agresif futbolu etkileyiciydi. Zaman zaman yaptığı ileri çıkışlar sonrası "Ozan - Şener arkalı önlü oynasa ne olur?" diye düşünmedik değil.

 
    Maçı kazandık kazanmasına ama oynanmayan futbol insanın canını sıkıyor. Bakınca Sivasspor'un Adem Koçak, Hakan Arslan ve Kadir Bekmezci gibi 3 daha defansif oyuncuyla oyuna hükmetmeye çalışması ve becermesi beni Daum'un kafa yapısını sorgulamaya itiyor. Bilen biliyor Daum geldiğinde yönetimin yıldız transferi demiştim Daum için açıkçası bu kadroyla topladığı puana da saygı duyuyorum ki sezonun yarısında ama öyle ama böyle Batalla'yı da kaybettiğini düşününce sıradan anadolu takımı kadrosuyla kötü puan toplamadı. Ama bugün kafamda soru işaretlerine cevap bulamıyorum. Yapılan transferlere bakıyorum U20 kadrosunun iskeletinden transferler yapılıyor. Elimizde Ozan, Enes, Batuhan gibi kendi yaş kategorilerinde öne çıkan oyuncular var. Daum 60 yaşından sonra öğretmen olmaya mı yönelecek?

    U20 kadrosu demişken yönetimin bu hamlesini doğru buluyorum. Fenerbahçe'nin konfederasyon kupasına katılan ümit millinin iskeletini toplayıp son 10 seneye nasıl damga vurduğunu hep beraber izledik. Bizim ümit milli takımın iskeletini almaya gücümüz yetmez belki ama bir alt kademeki oyuncuları toplayarak kendimize bir jenerasyon yaratabiliriz. Yine dipnot geçeyim bu kadroya öğretmenlik yapacak bir hoca boyut atlatacaktır.

         Tabi bu transferler devam ederken gelip direk katkı koyacak oyuncuları almayı da ihmal etmemek lazım. Caja'yı izleme fırsatımız olmadı direk gömmek doğru değil ama Holmen ile dün çıkan haberleri düşününce Caja'nın da opsiyonlu kiralık bir oyuncu olduğunu varsayarsak Holmen'i de transfer etmeye çalışmak bana mantıklı geliyor. Onun dışında Kazım, Ferhat ile kanatlar hep bi eksik. Ozan İpek'in belli bir standartta döneceği düşünülüyor aynı Oğuzhan'ın patlama yapacağı düşünüldüğü gibi ama ben bunlara güvenmeyi bu sezon için doğru bulmuyorum. Gerçi şu konuda da yönetime yüklenmeyi doğru bulmuyorum. Alabileceğimiz maksimum kanat oyuncusu Volkan Şen'in Ozan'dan daha banko hali yok.Ya da Turgut Doğan'ın son 5 haftayı es geçersek geride kalan 1 sezonda istikrarı yok. Keşke U20'den devam edip İBB'den Cenk Şahin'i alsak ama ona da verecek paramız yok. Karışık işler bu işler yazarken insan içinden çıkıp net bir karar veremiyor. İnşallah yönetiminde verdiği karar camiayı pişman edecek cinsten olmaz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme